Yaşasın Bağzı Şeyler!

Aylardır yazmıyorum bloga. Çok sebebi var elbette. İşler yoğundu, şehir dışı işlerinden kafamı kaldıramadım vs… Ancak esas olarak öyle bir şey oldu ki, iki ay boyunca neredeyse hiçbir şey düşünemez, karalayamaz, okuyamaz olduk hep birlikte : Direndik…

Mayıs ayının sonlarında başlayan Gezi Parkı direnişi 31 Mayıs akşamı bir Devrim provasına dönüştü adeta ve bugün hala devam ediyor. Hepimizin bildiği gibi birçok şey oldu. “Biberi bal eyledik, meydanları dar eyledik”, ” Kahrolsun Bağzı Şeyler” dedik ” Biber Gazı oleeyyyy” diyerek dans ettik, polis şiddetine karşı Yıldız Tilbe’den aşk şarkıları söyledik… Direndik de direndik. Lgbt ile barıştık, Devrimci Müslümanlar’la yeryüzü sofraları kurduk, Kürtlerle halay çektik, her birimizin ayrı ayrı sayısız direniş ve biber gazı maceramız oldu. En önemlisi birbirimizi ne kadar çok sevdiğimizi öğrendik.

Kayıplarımız oldu, yaralananlarımız oldu… Mehmet Ayvalıtaş, Ethem Sarısülük, Abdullah Cömert, Mustafa Sarı ve Ali İsmail Korkmaz hayatlarını kaybetti. Polis şiddeti 5 kişinin ölümüne yüzlerce kişinin yaralanmasına, onlarca insanın gözlerini kaybetmesine neden oldu. Fakat yılmadık, direnmeye devam ettik. Araya yaz girdi direniş kendini bir çok farklı biçimde tekrar etti. Duranadam’dan tencere tava eylemlerine, tüm ilçe parklarında başlayan forumlara kadar herkes kendi eylem biçimini geliştirdi.

Gezi Parkı eylemleri sırasında hayatını kaybedenler anısına.

Direnişe çok sayıda insan destek verdi. Aydınlar, yazarlar, sinemacılar, oyuncular, müzisyenler… Netekim destek verenlerin çoğu türlü sözde “suç”larla gözaltına alındılar, haklarında karalama kampanyaları başlatıldı, ölüm fermanı bile çıkarıldı. Ancak direniş yine de devam etti ve ediyor.

Hülasa direniş büyük bir coşku ve değişimle devam ederken hem işleri hem de blogu biraz ihmal etmiş oldum. Bence canım sağolsundu. Zira önümüzdeki on yıl içinde değişecek ve çok çoğulcu yeni bir demokrasi anlayışı olacağı kesin gibi. Dolayısıyla ben de kendi kendime #direnezgi ve #dirensinema demekten başka bir yol bulamadım. Ancak geri döndüm ve bloga olabildiğince sık yazmaya devam edeceğim.

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yukarı Çık